Hoşgeldin, Misafir
Sitemize mesaj yazabilmek için Üye Olmanız gerekmektedir.

Kullanıcı Adı
  

Şifre
  





Arama

(Detaylı Arama)

Forum İstatistikleri
» Üyeler: 6,297
» En Son Üye: Arthuricers
» Forum konuları: 573
» Forum mesajları: 1,013

Tüm İstatistikler

Çevrim içi Kullanıcılar
Şuan 15 Kullanıcı Çevrim içi
» 2 Kayıtlı Kullanıcı
» 13 Ziyaretçi
HelenTaB, MarkBeist

En Son Konular
OSHO'DAN GÜZEL SÖZLER
Forum: Makaleler
En Son Mesaj: SteeveBeist
Bugün, 05:40 AM
» Cevaplar: 95
» Gösterim: 3,869
Glimepiride Medication Ge...
Forum: Duyurular
En Son Mesaj: Loufot
Dün, 02:06 PM
» Cevaplar: 0
» Gösterim: 11
Iopamidol Presentaciones ...
Forum: Duyurular
En Son Mesaj: Loufot
Dün, 12:20 PM
» Cevaplar: 0
» Gösterim: 11
Locoid Online Cash On Del...
Forum: Duyurular
En Son Mesaj: Loufot
Dün, 09:51 AM
» Cevaplar: 0
» Gösterim: 18
Woman's Day Magazine Arch...
Forum: Duyurular
En Son Mesaj: Loufot
Dün, 06:06 AM
» Cevaplar: 0
» Gösterim: 12
Реальные знакомства взрос...
Forum: Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi
En Son Mesaj: Jamesweisa
06-16-2018, 04:53 PM
» Cevaplar: 0
» Gösterim: 38
GÜL SUYUNUN CİLDE FAYDALA...
Forum: Kadın'a Dair
En Son Mesaj: EllShoppy
06-14-2018, 01:28 PM
» Cevaplar: 59
» Gösterim: 262,210
Tuhafiye Dükkanı Nasıl Aç...
Forum: Kadın Modası
En Son Mesaj: EllShoppy
06-14-2018, 11:08 AM
» Cevaplar: 1
» Gösterim: 267
FIRIN TEMİZLEME
Forum: Mutfak Püf Noktaları
En Son Mesaj: Loufot
06-14-2018, 02:16 AM
» Cevaplar: 3
» Gösterim: 1,061
Papatya Suyunun Saça Fayd...
Forum: Kadın'a Dair
En Son Mesaj: EllShoppy
06-13-2018, 06:08 PM
» Cevaplar: 3
» Gösterim: 3,160

 
  Реальные знакомства взрослых
Gönderen: Jamesweisa - 06-06-2018, 07:17 PM - Forum: Duyurular - Cevap Yok

Реальные знакомства взрослых женщин из твоего города которые хотят знакомств без обязательств на одну ночь.
Анкеты здесь

Bunu Yazdır

  Qu’est Ce Que La Technique FUT?
Gönderen: cansupekin - 06-06-2018, 11:06 AM - Forum: Sağlıklı Saç ve Saç Derisi - Cevaplar (1)

La méthode de traitement la plus courante pour les cheveux tombés pour diverses raisons est le traitement de greffon. Que cela soit chez les femmes ou les hommes, les cheveux qui sont versés ou dilués intensément affectent les gens psychologiquement. Le déversement peut être sauvé par des méthodes médicales; sauf si le celui ci est très fort, la seule solution est alors la méthode de greffe de cheveux.

Qu’est Ce Que La Technique Fut?
La technique de plantation de cheveux FUT est une méthode dans laquelle les racines des cheveux sont plutôt plantés en vrac qu’individuellement. C'est le processus de placer les follicules pileux pris de la tête et la région du cou, dans les zones requises. La méthode de greffe de cheveux istanbul Fut, étant une vieille méthode, n'est plus beaucoup utilisé aujourd'hui. Dans cette méthode, les racines des cheveux qui ont de fortes racines et se trouvent dans la nuque, sont enlevés. Les racines extraites sont divisées en fragments et sont placées aux endroits à appliquer par des techniques spéciales. Avant de commencer le processus de déplacement de ces racines, la direction et le contour des cheveux doivent être pris en considération. Afin d’éviter toute infection des racines qui sont prises au niveau de la nuque, une couture soigneuse devrait être faite. L'anesthésie locale doit être appliquée afin d'éviter la douleur pendant l'opération. La méthode Fut, est donc la meilleure méthode d'extraction pour ceux qui ne se raccourcissent pas leurs cheveux et qui veulent faire le processus de greffon de cheveux dans un court laps de temps.

Nouvelle Méthode De Greffon: Méthode FUE
Au lieu de la méthode fut, les experts et les patients utilisent généralement la nouvelle méthode fue. Dans cette technique, les racines des cheveux ne sont pas récupérées dans une forme collective mais transportées une par une dans la zone concernée. La structure, la fréquence et la forme des cheveux doivent être soigneusement analysées dans cette application avant la procédure également.

Qu’est ce qui diffère la méthode Fut et Fue ?
La méthode Fut, les racines sont récupérées d’une manière collective lors d’une incision de la nuque et sont placées d’une manière égale dans la zone requise. Dans la technique Fue, les racines sont prélevées dans la section de la nuque et il n'y a pas de coupures. Dans la technique de Fut, puisque les follicules de cheveux sont récupérés lors d’une incision, une opération chirurgicale est alors exigée; tandis que dans la technique fue, les racines des cheveux sont cueillies avec des instruments très fins, sans besoin d'opération chirurgicale. Dans la technique de Fut, il risque d’avoir une cicatrice dans la zone où les follicules pileux sont enlevés par une intervention chirurgicale. Dans la technique Fue, ce n'est pas le cas, il ne reste aucune trace.

Lorsque qu’on calcule en termes technique, il y a environ 50-60 plantations de racines par centimètre de diamètre pour la méthode Fut. Dans la technique Fue, quand on calcule le diamètre du centimètre, on peut ajouter environ 160-170 racines de poils par 1 cm de diamètre. L’enracinement de cheveux peut être fait à environ 75- 80% , mais dans la méthode fue; parce que les racines de qualité sont prises directement, toutes les racines sont donc plantées. Dans la technique du Fut, alors que le taux moyen de croissance des poils est de 80 radians pour 100 radicules, le nombre est d'environ 95 dans la méthode Fue. Les follicules pileux sont pris pendant environ 2 à 4 heures; tandis que la méthode fue la plantation se fait immédiatement, pour ne rien perdre de leur structure naturelle. Les gens qui auront optés pour la technique Fut devraient se reposer pendant deux semaines en moyenne; mais les gens qui ont appliqué la technique Fue, continuerons leur routine dès la fin de l’opération.

Bunu Yazdır

  levitra wedding vows El
Gönderen: SteevBeist - 06-06-2018, 02:32 AM - Forum: Duyurular - Cevap Yok

endocarditis prophylaxis amoxicillin dose for sinus
<a href="http://myamoxilok.com">para que sirve la amoxicilina</a>
restavit dosage for amoxicillin
amox/k clav 875-125
fishscale coke dosage of amoxicillin

Bunu Yazdır

  İmplant Fiyatları
Gönderen: cansupekin - 06-02-2018, 01:22 PM - Forum: Ağız - Diş Sağlığı ve Bakımı - Cevap Yok

İmplant Fiyatlarını Etkileyen Faktörler
Bu başlık altında implant için kullanılacak malzemenin, hizmet garanti süresinin, cerrahi ekibin yeterliliğinin, kullanılacak protez çeşidinin ve tabii ki implant tedavisi için hekim veya hasta tarafından tercih edilecek yöntemlerin implant fiyatları etkileyen faktörler olduğu işlenecektir.
Kullanılan İmplant Vidasının Markası
Dental implant sektöründeki rekabet sebebiyle piyasada 500 den fazla implant üretici firma mevcuttur. Bunların içerisinde İsveç, Almanya ve Amerika’da üretilen A Plus markalar olduğu gibi Çin, Kore ve Pakistan gibi ülkelerde üretilen çok hesaplı çok ucuz markalar da vardır.

Yapılan İmplant Tedavisinin Klinik Tarafından Belirlenen Garanti Süresi
Ulaşılabilir garanti süresi vaad eden klinikler ilerleyen dönemde sıkıntı yaşamamak için genellikle uzun dönem garanti verebilecekleri kaliteli tedavi yöntemlerini tercih ederler. Bu da tedavi maliyetini arttırabilir. Bunun tam tersine günü kurtarmaya yönelik çalışan klinikler ise tedavi maliyetini düşürmek esaslı farklı arayış içerisine girebilirler bu da maliyeti ve garanti süresini azaltır. Bu sebeple implant yaptıracağınız kliniği tercih ederken güvenebileceğiniz bir kliniği tercih etmenizi öneririz.

İmplant Tedavisini Uygulayan Cerrahi Ekibin Profesyonelliği, Tecrübesi ve Eğitim Düzeyi
İmplant tedavisi sırasında en uygun cerrahi prosedürün uygulanabilmesi için tedavinin profesyonel ve tecrübeli bir ekip tarafından gerçekleştirilmesi gerekir.

Uygulanan İmplant Vidalarının Üzerine Yapılması Planlanan Protez Çeşidi
İmplant üstü protezler implant tedavisinin başarısını etkileyen en önemli faktörlerdir. Doğru bir protez seçimi yapılmadığında implant vidalarının ömrü kısalır. İmplant üstü protezler porselen kaplama, zirkonyum kaplama, sabit protez, hareketli protez, vidalı protez, yapıştırmalı protez gibi birçok çeşitliliğe sahiptir. Hangi protez çeşidinin tercih edildiği implant fiyatları 2018 etkileyen önemli faktörlerden biridir. Burada önemli olan ucuz-pahalı kriterine bağlı kalmksızın doğru endikasyonun belirlenip doğru protez çeşidinin tercih edilmesidir.

İmplant Tedavisi İçin Uygulanacak Yöntemlerin Tercihi
İmplant tedavisi cerrahi aşama ve protez yapım aşaması olmak üzere iki aşamadan oluşur. Bu her iki aşama için tercih edilebilecek yöntemlerden bahsedeceğiz.
Cerrahi Aşama
Tek aşamalı cerrahi ve çift aşamalı cerrahi olmak üzere iki farklı yöntemle uygulanabilir.
Çift Aşamalı Cerrahi
Birinci aşamada implant vidası yerleştirlir. İmplantın çene kemiğiyle birleşmesi için geçen süre içerisinde üzeri tamamen kapalıdır. Bu süre tamamlandığında cerrahinin ikinci aşaması uygulanır. Ve basit bir cerrahi ile üzeri açılarak görünür hale getirilir. Bu yöntemin avantajı, iyileşme döneminde implantın üzeri tamamen kapalı olduğu için enfeksiyon riski çok azdır. Dezavantajı ise ikinci bir cerrahi aşama gerektirmektesidir.
Tek Aşamalı Cerrahi
Tek aşamalı cerrahide ise implant yerleştirildiğinde üzeri tamamen kapatılmaz ve dışarıdan bakıldığında görünür. Bu yöntemin avantajı, tek implant tedavisinin tek bir cerrahi işlemle yapılmasıdır. Dezavantajı ise implantın iyileşme döneminde üzerinin açık olması sebebiyle enfeksiyon riskinin daha fazla olmasıdır.

Protez Yapım Aşaması
Protez yapım aşamasında erken yükeleme ve geç yükleme isimleri ile tabir edilen iki farklı yöntem uygulanabilir.
Erken Yükleme
İmplant cerrahisinden hemen sonra ölçü alınıp üç gün içerisinde dişlerin takıldığı yöntemdir. Bu yöntemde, yerleştirilen implantlar iyileşirken hasta aynı zamanda dişlerini kullanabilir. Bu yöntemin avantajı, implant tedavisinin uygulanabileceği en hızlı yöntem olmasıdır. Dezavantajı ise iyileşme sürecinde olan implant vidalarının üzerine gelen çiğneme basıncı implantların sağlıklı iyileşmesine engel olabilir. Yalnız doğru endikasyon seçildiğinde bu risk yok denecek kadar azdır.
Geç Yükleme
Protez yapımından önce yerleştirilen implant vidalarının tamamen iyileşmesi için üst çenede en az 3 ay, alt çenede ise en az 2 ay beklenen yöntemdir. Bu yöntemin avantajı, iyileşme sürecinde implantların kendi hallerine bırakılması sebebiyle iyileşmenin çok daha sağlıklı olmasıdır. Dezavantajı ise implant uygulanan hastamızın iki üç ay dişsiz kalmasıdır. Bu süreç geçici diş yapılarak daha konforlu hale getirilebilir.

Bunu Yazdır

  Saç Ekimi Operasyonu Sonrası İyileşme Süreci
Gönderen: cansupekin - 06-01-2018, 11:17 AM - Forum: Sağlıklı Saç ve Saç Derisi - Cevap Yok

Saç ekimi operasyonunu, günümüzde en sık tercih edilen kozmetik ve estetik uygulamalardan biri olan saç ekimi uygulası, hem kadınlar hemde erkekler tarafından saç dökülmesi, saç kaybı ve kellik gibi sorunların giderilmesi amacıyla tercih edildiği gibi bu uygulama aynı zamanda kaş, kirpil, sakal ve bıyık bölgelerine yapılacak olan nakil işlemleri için de tercih edilmektedir. Kadınlar da erkeklerde dış görünümleri konusunda yaşadıkları estetik kaygıları nedeniyle özgüven problemleri yaşayabilmekte ve saç ekimi işlemi ile bu sorunun da önüne geçilebilmektedir.

Saç Ekimi İşlemine Dair Bilinmesi Gerekenler
Saç ekimi her ne kadar konforlu cerrahi bir operasyon olsada her cerrahi müdahale öncesinde, operasyon ve iyileşme sürecini iyice araştırarak karar verebilmek önemlidir. Öncelikle başarılı bir saç ekimi uygulamasının, iyileşme sürecinin bir kaç evreden geçtiğini bilmelisiniz. Bu bahsettiğimiz saç ekimi operasyonu sonrası iyileşme süreci içerisinde bir miktar dökülmenin gözlemlenmesi olağandır. Ancak unutulmamalıdır ki bu dökülme geçici bir dökülmedir ve çoğunlukla saç ekimi işlemini takip eden iki ile dört hafta arasında genellikle geçici bir saç dökülmesi yaşanmaktadır. FUE saç ekimi yöntemi kullanılarak yapılan saç ekimi işlemi sonrasında görülen saç dökülmesi, saç ekimi sonrası iyileşme süreci için doğal bir döngüdür. Saç ekimi işleminde saç kökleri, FUE saç ekimi yöntemi ile tek tek alınarak nakil işlemi yine tek tek yapılmaktadır. Fakat bu işlem, hem saç derisi hem de saç kökleri için bir şok etkisi yaratacağından dolayı saç kökleri büyüme evresine girmeden önce uyku evresine girer ve ardından da dökülmeye başlar. Bu süreçte ise ilk önce saçlar dökülecek, sonra ise ekilmiş olan saçlar tekrar sağlıklı bir şekilde çıkmaya ve uzamaya başlayabilecektir.

Saç Ekimi Operasyonu Sonrasında İyileşme Süreci
Saç ekimi operasyonu sonrasında iyileşme süreci ortalama olarak bir yıl kadar sürmekte ve bu süreç içerisinde farklı evreler yaşanmaktadır. Saç ekimi uygulaması sonrasında yaşanan iyileşme evrelerinin kendine özgü özellikleri vardır ve bu iyileşme süreci içerisinde kurallara uymak, saç ekimi operasyonunun başarılı bir sonuç vermesi açısından oldukça önemlidir. Saç ekimi uygulaması sonrasında yaşanan iyileşme sürecinde ki en önemli süre ilk üç gündür ve uygulama sonrasında evine gönderildn hastanın üç gün boyunca istirahat etmesi önerilmektedir. Bu ilk üç günlük süreçte, hastanın kafa kısmında bir miktar zonklama görülebilmektedir. Operasyonun ilk günü, yapılan anestezinin etkisinin devam etmesind bağlı olarak herhangi bir ağrı görülmez. Saç ekimi operasyonunu takiben ertesi gün başlayan ağrı ise ağrı kesiciler ile kontrol altına alınabilir. Saç ekimi uygulamasının yapılmış olduğu ilk üç gün boyunca hastanın ense bölgesi bandajlı ama ekim yapılmış alan ise hafif açıktadır. Operasyon sonrasında hafif kanamalae meydana gelebileceği gibi operasyonun ikinci gününde kanamalar kabuklanmaya başlamaktadır. Bu iyileşme süreci içerisinde saç ekimi yapılan bölgeye dokunmak kesinlikle yasak olduğundan dolayı bandajlı olan ense kısmının üzerine yatılabilir. Saç ekimi operasyonu sonrasında, doktorunuzun size vereceği ağrı kesici ve antibiyotik ilaçlarınızı düzenli bir şekilde ve zamanında kullanmanıx gerekmektedir. Saç ekimi operasyonunu olumsuz olarak etkileyen bit durum da alkol ve sigara kullanımı olduğundan dolayı operasyonun ilk günlerindr alkol ve sigara kullanımı yasaktır.

Yine operasyon sonrası iyileşme sürecinde, yorucu aktiviteler, spor ve cinsel ilişki kaçınmanız gereken durumlardandır. Çünkü, bu tür fiziksel aktiviteler, ekilen saçların sağlıklı ve canlo bir şekilde çıkmalarını önleyebilir. Saç ekimi uygulaması sonrasında ki ilk hafta, pansuman ile ilk yıkamanın gerçekleştirileceği zamandır ve ilk yıkama saç ekimi konusunda büyük önem taşımaktadır. Saç ekimi uygulaması sonrasında ilk yıkama ve pansuman için operasyonun gerçekleştirildiği merkezi yeniden ziyaret etmeniz gerekmektedir.Ayrıca saç ekimi fiyatları için bize uğramayı unutmayın.

Bunu Yazdır

  Zerdeçallı Yoğurt Kürü
Gönderen: yoncatoptan - 10-15-2017, 06:23 PM - Forum: Alternatif Tıp - Cevap Yok

Zerde çal nedir?
Beslenme işini sahip olduğu ana kökten yapmaktadır. Ana kök yumru şeklindedir. Ana kök haricinde ayrıca yan köklere de sahiptir. Türkiyede pek fazla görülmemektedir.


Kek yapımında, turşu yapımında, fümelerde, yumurtalı yemeklerde kullanımı tercih edilmektedir. Çorbalarda da kullanılmaktadır. Pek çok kişi tarafından hazırlanan sosa tat vermesi amacıyla da kullanılmaktadır. Ayrıca zerdeçal boya yapımında, özellikle derilerin ve ipek kumaşların boyanmasında ve kına yakmada sıklıkla kullanılmaktadır. Olgunluğa ulaşmış olan zerdeçal bitkisi, kökleri sökülerek çıkarılır. Üzerindeki toz ve çamurdan ayrıştırmak için güzel bir şekilde yıkanır ve haşlanır. Daha sonra güneşte kurutularak kullanıma hazır hale getirilir.
Zerdeçllı Yoğurt kürü için malzemeler

  • İki çorba kaşığı doku olacak şekilde yoğurt
  • Bir çay kaşığı zerdeçal 
  • Bir çay kaşı pulbiber
  • Yarım limonun suyu 
 Zerdeçallı Yoğurt kürü nasıl yapılır
  • Yoğurt zerdeçal limon suyunu iyice karıştırın ve yatmadan yarım saat önce tüketin, yoğurt kürünü yap yedikten sonra üzerine herhangi bir şey yenilmemesi gerekiyor ki faydası olsun.
  • Yoğurt kürünü yaptığınız  süre boyunca her sabah bir bardak süt bir tatlı kaşığı tarçın karıştırıp için Buda gün boyu sizi tok tutmaya yardımcı olacaktır. 

Bunu Yazdır

  Benekli muzun bilinmeyen faydaları
Gönderen: yoncatoptan - 10-15-2017, 04:48 AM - Forum: Alternatif Tıp - Cevap Yok

Muz sağlık açısından oldukça faydalı bir besin kaynağı. ancak kararmış muzu genelde herkes çürümüş zannediyor ve atıyor. Peki benekli ve kararmaya yüz tutmuş muzun, diğer muzlara oranla faydalarının iki kat daha arttığını biliyor muydunuz? işte bozulmuş zannettiğimiz muzun sağlığımıza olan faydaları...

Beslenme ve diyet uzmanları benekli ve kararmaya yüz tutmuş muzların sağlık açısından daha faydalı olduğunu ortaya çıkardılar.

Kan basıncı düzeyinin korunması açısından oldukça önemli bir mineral olan potasyum bakımından zengin muz, yüksek tansiyonu düşürmek, damar tıkanıklığını önlemek, kalbin normal fonksiyonlarını yerine getirebilmesine yardımcı olmak ve dolayısıyla kalp ve damarlara bağlı hastalıklardan korunmak için önerilen meyveler arasında yer almaktadır.

kararan-muz-un-vucudumuza-neler-yaptigin...-muyuz.jpg

Muzun kabuğunda yapılan araştırmalar sonucunda kanser hücrelerini yok eden bir madde bulundu.

Özellikle kabuğunun rengi sarı olan ve kararmaya yüz tutmuş benekli muzlarda,  TNF  isimli anti kanser özelliği bulunan bir bileşen keşfedildi.

Yapılan son açıklamalara göre, muzun üzerinde ne kadar siyah benekler varsa, muz okadar anti kanserojen etkiye sahip oluyor.

Kararmış bir muz yeşil muza oranla 8 kat daha fazla sağlıklı ve besleyici. Günde 1 adet olgun muz yemek, bağışıklık sisteminin gelişmesi açısından da son derece faydalı. Üzerinde siyahlıklar bulunan, sarı kabuklu bir muz, yeşil kabuklu muzdan 8 kat daha güçlüdür.

Yani mantıklı değil mi? Çoğu meyve çürümeye başlayınca dışı kararır. Ama söz konusu muz olunca, bu kararma muzun olgunlaştığını yani daha fazla TNF içerdiği anlamına gelir.

Eğer TNF’nin açılımının ne olduğunu bilmiyorsanız, kısaca Tümör Nekrosis Faktörü (Tumor Necrosis Factor) yani vücuttaki anormal hücrelerle mücadele eden bir kanser karşıtı maddedir.

Yapılan bir bilimsel çalışma, olgunlaşmış muzdaki TNF’nin gerçekten de tümör büyümesini engellediğini ve hücre ölümü veya başka bir deyişle apoptosis aracılığıyla tümör hücrelerinin yayılmasını önlediğini ortaya koymuştur.
İşte bu yüzden bir daha kararmaya başlayan muzu çöpe atmayın. Hemen yiyin ve vücudunuzu bu sağlık deposu meyveden mahrum etmeyin. Eğer muzun yumuşamaya başlayan kısımlarını yemeyi sevmiyorsanız, blendera atın ve kendinize bir smoothie hazırlayın. İnanın bana, bu lezzete bayılacaksınız.

Bunu Yazdır

  Bot Alırken Nelere Dikkat Etmeliyiz
Gönderen: cansupekin - 10-13-2017, 04:58 PM - Forum: Her şeyden önce sağlık - Cevap Yok

Kış için seçeceğiniz bot, çizme ve ayakkabıların şu özelliklere sahip olması gerekir:

Kışın ayaklarınızın üşümemesi çok önemli. Bu yüzden özellikle ayakları sıcak tutacak modeller seçilmeli. Ancak ayağı sıcak tutmak için botun içinde yapay kürk gibi malzemeler kullanılması ayağın terlemesine, bu da ayak kokusu başta olmak üzere mantar gibi rahatsızlıklara neden olabilir. Bu yüzden ayakkabının içinde kullanılan malzemelerin doğal olmasına dikkat edilmelidir.


Bot ve çizmelerin ayaklarınızın üşümesini engelleyen bir başka bölümü de tabanlarıdır. Taban, ayaklarınızı soğuk ve çamurdan koruyacak kadar yüksek olmalı. Öte yandan tabanın yapıldığı malzeme de burada önemli rol oynuyor. Örneğin ısı yalıtkanlığı fazla olduğundan kauçuk tabanlı bot ve çizmeler ayakları soğuktan korumakta daha etkili.


* Kışın kar ve yağmur gibi doğa olayları zeminin ıslak ve kaygan olmasına neden olur. Bu nedenle ve çizmelerin ya da kışlık ayakkabıların tabanı, kolay kaymayacak malzemelerden yapılmış ve tırtıklı şekilde tasarlanmış olmalı. Özellikle konusunda buna çok daha önem verilmelidir.


Çok yumuşak ayakkabılar kışın yürüyüş halindeyken dengenizin bozulmasına ayaklarınızın ayakkabı içinde fazla hareket ederek sürtünmesine ve nasır oluşumuna neden olabilir.


Deri ayakkabılar, ayağınızın hava almasını sağlayacağından daha sağlıklıdır. Ayakkabıda plastik malzeme kullanımı, esnekliği ortadan kaldıracağı için nasıra sebep olabilir.


Bot ve çizmeler kolay giyilip çıkarılabilmeli.


Bağcıklı ayakkabılar diğerlerine göre daha emniyetli. Ayrıca ayaklarınız şiştiğinde bağcıkları gevşeterek ayaklarınızı rahatlatmanıza olanak verir.


Bot ve çizmelerin üzerinde çok dikiş olması sürtünme ve basıncı artırabilir. Bu yüzden az dikişli modelleri seçmeniz daha uygun olur.

Bunu Yazdır

  Topuklu ayakkabı zararlımı
Gönderen: Haki - 10-13-2017, 03:59 PM - Forum: Her şeyden önce sağlık - Cevap Yok

Topuklu Ayakkabı Bel, Ayak Sağlığı için zararlımı

Özellikle çok yürümek zorunda kalan yada uzun süre ayakta kalan ve çalışan hanımlar rahat ayakkabı kullanmalı.
Topuklu ayakkabı kullanımı, özellikle şehirli kadınlar için olmazsa olmazlardan. Gerek şıklığımızı tamamlamak, gerekse modaya uymak gerekse boyumuzu olduğundan biraz daha uzun göstermek için topuklulardan vazgeçemiyoruz.
stilette-topuklu-ayakkabi-modelleri-cagi...di+(4).jpg
Peki biz bayanlar giyim kullanırken mutlu eden topuklu ayakkabıların zararlarından dolayısı ile yaşam kalitemizi olumsuz etkilediğinden söz etsek?
Ayak anatomimize uygun olmayan, dar ve yüksek topuklu ayakkabılar, vücudumuzda şekil bozukluklarına sebebiyet vermektedir. Sadece ayaklarda değil, normal yürüyüş şeklimizde ve vücudumuzun  genel biomekaniğinin bozulmasına sebebiyet vererek bacaklar ve omurgada da aşınma ve şekil bozukluklarının ortaya çıkmasına neden olmaktadır.
Durun hemen paniklemeyelim öncelikle sınırımızı belirleyelim. Yapılan araştırmalara göre 5 santimetre yüksekliğindeki topukta normal yürüyüş bozulur. 7.5 santimetrelik topuk yüksekliği ise ayaktaki yük ve basınç miktarını 7 kat artırır.  Günlük aktivitelerde tercihini yüksek topuklu ayakkabılardan yana kullananlar, gün içerisinde 6 kilometre fazla yürüyüş yapmış kadar ayaklarına ilave yük bindirirler. Yüksek topuklu ayakkabı, bel ağrısından ziyade bacaklarımızın arkasındaki kas ve bağların kısalmasına, bacakların ön ve yan bağları ile kasların gerilmesi ve zorlanmasına sebep verebilir. Ayrıca ayaktaki ağrı ve şekil bozuklukları ile dizlerimizede zarar verebilmektedir. Tüm bunların yanı sıra dengemizin de çabuk bozulduğu için ayakta burkulma riski artar ve ayak bileğindeki bağ ve eklemlerde zedelenmelere sebebiyet verebilir. ilave olarak bacak arkasındaki kas ve bağların kısalması, bacak ön ve yan bağlar ile kasların gerilmesi ve zorlanmasına neden olur.
Tüm bunların yanı sıra;
Nasır oluşumu, Topuk dikeni, Tırnak problemleri, Aşil tendon kısalığı...
İyisi mi biz 4 santimetreden fazla topuklu ayakkabı tercih etmeyelimSmile Tabi böyle bir seçimin mümkün olmadığı durumlarda yani tercihini topuklu ayakkabıdan yana kullananlarda olabilecek olumsuz etkilemi azaltmak için neler yapmalı?
 

Bunu Yazdır

  Ay burcu nedir nasıl öğrenilir
Gönderen: astrolog1 - 10-11-2017, 06:10 AM - Forum: Burçlar - Cevap Yok

Ay burcumuz Güneş burcumuza kendi enerjilerini içsel ve dışsal yaşam deneyimlerimize bağlamak için ihtiyaç duyduğumuz uygun bir esasa dayandırma konusunda yardımcı olur. farkında olunduğu ve olumlu cevap verildiği takdirde Güneş’in esas hayat misyonuna mükemmel bir destek olarak hizmet eder. Yaşamımızı bütünlemek ve merkezi bir amaç edinmek için doğamızın bu iki bölümünün, birbirini gölgede bırakmadan tamamlayıcı yönlerini bularak, enerjilerini birarada çalıştırmamız gerekir.

Doğum haritamızda Güneş’in anlamı tam olarak nedir? Eski kitaplar Güneş’in bizim “bireyliğimizi” (Ay’ınsa “kişiliğimizi”) temsil ettiğini söylüyorlar. Ama gerçek bireylik daha ziyade sakınmasız Uranüs’ün konusu olabilir. Satürn de kişinin kendisini diğer insanlardan ayrı ve kopuk hissetmesi anlamında bireylikle bağlantılı olabilir. Ama böyle bir şey söz konusu olsa bile, Güneş’le ilişkilendirilen bireyliği tanımlamanın en iyi yolu onu ruhumuzun “özü” veya varlığımızın çekirdeği olarak düşünmektir. O bir ömür boyunca insanlığımızı geliştirirken bütün aktif ifademizin arkasındaki dürtücü gücü temsil eder.

Güneş burcumuz genel karakterimizi, kimliğimizi, yaşama sevincimizi, irademizi ve bu konular dâhilinde “benliğimizin” dünyaya nasıl tezahür ettiğini açıklar. Burcumuz, yaşamdaki yegâne amacımızla da yakından ilişkilidir. Burcunuza bakarak dünyada nasıl bir iz bırakacağınızdan bahsedilebilir. Güneş solar sistemimizin merkezi olduğu gibi, astrolojide kişiliğimizin en güçlü olan yerini, merkezini ifade eder, yaratıcılığımızı ve yeteneklerimizi de açıklar. Güneş’i Koç’ta yer alan kişi “kendini yaratmakla” ilgiliyken, Güneş’i Boğa burcunda yer alan biri “maddi ve manevi değerler yaratmak ve bu değerleri sürdürmekle” alakalı olacaktır.

Elbette evrenin dipsiz gizemlerine öncülük eden kadim astroloji öğretisi sadece burcumuzdan ibaret değildir. Güneş burcu, buz dağının sadece görünen kısmıdır.

Hemen hepimiz Güneş burcumuzu biliriz. Burcunuz ne ? Kova. Ya sizin? Sen İkizler misin? Hayır canım Aslan’ ım. İşte olası güncel konuşmalarda sözü geçen burcumuz aslında sadece Güneş burcumuzdur. Yani Güneş’ in doğduğunuz tarihteki konumu.

Güneş burcu pek çok insanın sandığı gibi astrolojiyi ve fal köşelerini tek başına dolduran kaynak değildir. Astrolojinin tek belirley...icisi de değildir. Zaten astroloji 12 burç ve 12 çeşit insandan da ibaret değildir.

Güneş Zodyak Kuşağının sadece bir parçasıdır. Önemli ve anlamlı bir parçası ; kabul görebilecek ve tutarlı bir kendini tanımlama kimlik duygusu olumlu durum geliştirmek için irade gücü kısaca kişilik. Olumsuz işlevinde bencillik duyarsızlık hükmetme kibir gurur esnek olamamak gibi sorunlu yapı söz konusudur.

Kim olduğunuz ne tür deneyimlerle kendinizi gerçekleştirebileceğiniz kişisel gücünüzü nasıl geliştirebileceğiniz sorularının cevapları Güneş burcunuz tarafından verilir. Örneğin Güneşiniz Koç burcunda. Kişisel gelişiminiz ve mutluluk duygunuz Koç tarzı deneyimler sonucunda sizinle bütünleşecektir.

Doğduğunuz andaki gezegenlerin konumları sizin diğer Koç’ lara benzemez görünmenizi sağlasa bile bu böyle olacaktır. Bunu sağlamayıp eylemsizleştiyseniz Güneşinizin yanlış fonksiyonuyla bütünleşmişsiniz demektir.

Güneş burcunuzu tam olarak bilebilmek için doğum tarihinizi doğru olarak bilmeniz gerekir. Güneş ay yükselen ve diğer gezegen konumlarınızı öğrenebilmek için Gök günlüğü denilen gökyüzü atlasları çeşitli web siteleri ve astrologlar bu konudaki kaynaklarınız olabilir.

Düşük öz-güven duygusu mevcut toplumumuzda neredeyse salgın hastalık boyutlarında olduğuna göre, başarıyla geliştirilmiş bir Güneş burcu bunun panzehiri olabilir (Jüpiter’in olumlu, kendini kutlayan bilinci de katkıda bulunabilir). Her şeyden önce, kişisel ego dürtülerimizi tanımamız, değerlendirmemiz ve desteklememiz gerekir. Solar bakış açısıyla ego “kötü” bir şey değildir. Transandental, aşkın yolu seçmiş olanlar için de: her şeyden önce daha sonra bırakabileceğiniz veya daha Yüksek bir Bilince teslim edebileceğiniz bir egoya sahip olmanız gerekir. Ego dürtülerini dengelemek hepimiz için çok meydan okuyucudur. Güneş burcu bize dikkat etmemiz gereken davranışsal tavırlarımızın ipuçlarını sunar. Bu özellikleri kucaklamak bütünlük arayışımızda bize yardımcı olur.

Dünya döndükçe, 12 burcu kapsayan Zodyak tekerleği de durmadan döner. Doğduğumuz tarihe, yere ve dakikaya göre çıkarılan haritalarda, ufukta beliren ilk burç, yükselen burç ismini alır ve doğum haritasını kişiye özel kılan faktör, yükselen burcun derecesiyle bağlantılıdır.

En az burcumuz kadar önemli olan yükselen burç, dışarıya karşı taktığımız bir maske, ele güne karşı giyindiğimiz bir kıyafet gibidir. Burcumuz gerçekte kim olduğumuzu gösterirken, yükselen burç insanların bizi nasıl gördükleri ve tanıdıklarıyla ilgilidir. “Neden aynı burçta doğan insanların farklı davrandıklarına” açıklık getirir. Örneğin Aslan burcu olan ama yükselen burcu Yengeç burcunda yer alan kişi, bir Aslan burcu yükselen Yay burcuna göre çok daha utangaç ve sessizdir.

Güneş egomuzu ve kişisel kimliğimizin bilinçli olarak farkında olduğumuz kısmını temsil ettiği için, Güneş’in bulunduğu burç kendimizi geliştirmeye, gerçekleştirmeye çalışmak ve çevremizi şekillendirmek için irademizi ve gücümüzü nasıl kullandığımızı gösterir. Çoğu zaman Güneş burcu özelliklerimiz veri olarak kabul edilir. Oysa nitelikleri bize daha kolay gelen aslında Ay burcumuzdur. Çünkü Güneş burcu özelliklerimiz içgüdüsel değildirler. Canlılığımızın merkezi gücü olmasına rağmen, Güneş’le simgelenen asıl özümüzü ortaya çıkartıp bu kuvvetli enerjiyi yaşam kaynağına dönüştürmek için çabalamak zorunda kalırız.

Yükselen burç kişinin yakın çevresini, fiziksel özelliklerini, imajını, kişinin diğer insanlar üzerinde bıraktığı ilk etkiyi, doğal savunma mekanizmalarını, çocukluk çağlarındaki yaşam koşullarını simgeler. Yükselen burcumuzu, insanları karşıladığımız evimizin giriş kapısına benzetebiliriz.

Aynı zamanda Ay’ın bu yaşamda yanımızda getirdiğimiz “geçmiş” duygusunu temsil ettiğini söyleyebiliriz. Ay’ın burcu bu tür bir geçmişte hassasiyetle geliştirdiğimiz karakter özelliklerini temsil eder. Bu yapıyı iyice tanımak çok önemlidir, çünkü Ay bilinçaltıdır. Bu duygusal yapı çok küçükken, ana kucağındayken anneyle ilişki sayesinde oluşmuş, şekillenmiş yapıdır. Küçükken ihtiyaçlarımızın nasıl karşılandığı, kendi annemizi (veya beslenmemiz ve bakımımızla ilgilenen herhangi bir kişiyi) nasıl algıladığımız, kendimizi seviliyor hissetmemiz.. Bunları hatırlamak, tanımlamak, ifade etmek ve bilinçli olarak bilmek zordur. Ancak hafızaya kaydedilmişlerdir. Bunlar şimdi, içgüdüsel olarak bizim için koruyucu hatta bazen savunucu gibi davranan, farketmeden içimizden dışarı spontan tepkiler olarak akan kökleşmiş niteliklerdir. Bu yerleşik davranış düzenleriyle, en azından bilinçaltı düzeyde, kendimizi rahat ve güvende hissederiz. Alıştığımız gibi yaşamak bize doğal ve güvenli gelir. Yine bilinçaltı etkisiyle Ay burcumuzun özelliklerinden genellikle habersiz yaşarız ve bu burcun yöntemlerini kullandığımızı farkedemeyebiliriz. Ama bizi tanıyan insanlar bu şekilde hareket ettiğimizi daha kolay görebilirler. Ay’ın içinde bulunduğu burç, ev ve diğer planetlerle yaptığı açılar ebeveynlerimizden neler öğrendiğimizi, nelerin eksik kaldığını anlatır. Bu eksik kalan duygusal gereksinimlerin ilerleyen yıllarda saptanması, onlarla yüzleşilmesi ve onların kabul edilmesi çok önemlidir. Yoksa bitmek bilmeyen bir arayış kişiyi doyumsuzluğa itebilir, Güneş’i -asıl özümüzü- bilinçli amacından alıkoyabilir. Gereksinimlerinizi inkar edemezsiniz, duygularınızı gömemezsiniz, güvenliğinizi bir kenara itemezsiniz. Bunlar er veya geç bir kriz döneminde ortaya çıkarlar. Duygularımızı, gereksinimlerimizi ve içgüdülerimizi ihmal edip tepkilerimizi hesaba katmadığımız ölçüde hata yapar, yaşamımızda içinde bulunmaktan mutlu olmadığımız koşullar yaratırız.

Bir bakıma, Güneş burcu teması Kuzey Ay Düğümüne benzer: her ikisi de bizi gelecekteki büyümeye doğru iter. Her ikisi de bilinçlice açığa çıkartıp yapımızın bütünüyle birleştirmemiz gereken nitelikleri temsil eder. İkisi de (özellikle söz konusu burcun ve onun karşısındaki burcun güzel niteliklerini hünerle birleştirdiğimizde) kendimizi tamamlamamızın ve kendimizi onaylamamızın ödüllerini vaad eder. Ancak Güneş bilinçli irademizin temasını taşır, Kuzey Ay Düğümü ise daha bilinçsizdir ve işleyişi bakımından bir bakıma kadere yöneliktir.

Ay’ımızın doğum haritasındaki durumu Güneş’in esas hayat misyonuna mükemmel bir destek olarak hizmet etmektir. Sıkı sıkıya solar özelliklerimize sarılmak uğruna lunar (Ay’a özgü) özelliklerimizi bir kenara atmak bize yarar sağlamaz (zaten bunu yapamayız). Ay’ınızı (burç/ev olarak) solar amaçlarınızı desteklemek için nasıl kullanacağınıza bakın (iki planetin ortak paydalarını bulmak yardımcı olacaktır). Burada birlikte işleyen bir bağ kurmak gerekir. Doğduğunuz zamanki Ay safhalarını incelemek sizi aydınlatabilir.

Tüm bunları basit Güneş burcu genellemesinden uzaklaşıp “asıl” astrolojiyi öğrenirken, zaman zaman doğum haritamızdaki Güneş’e geri dönüp onun temsil ettiği temel yaşam yönümüzde ilerleme kaydedip kaydetmediğimize bakmamız gerektiğini hatırlatmak için anlattım. Neticede bu, doğum haritamızın kalbidir. Kendimizle gururlanmak ve kendimizi onaylamak kendimizi algılamamızı geliştirmeye yarar. Ve hayat bu özel farkındalıkla doya doya yaşamaya değer hale gelir.

Sizinle aynı burçtan olan biriyle tanıştığınızda, eğer hiçbir ortak özelliğiniz olmadığını düşünüyorsanız, muhtemelen Ay burçlarınız farklıdır.

Yükselen burcumuz başkalarına karşı takındığımız sosyal bir maskeyken, Ay burcumuz başkalarından sakladığımız yönlerimiz, duygularımız, korkularımız yani iç dünyamızdır. Rahat hissetmek için ihtiyaç duyduklarımızdır. Genelde Ay burcumuzun nitelikleri, yorucu bir günün ardından evimize dönüp, kendimizle baş başa kaldığımız zaman ortaya çıkar. Bu yüzden duygusal kimliğimizi sadece yakın çevremiz, “evimizdeymiş gibi rahat hissettiğimiz” insanlar bilirler.

Örneğin, Yay burcu olan bir arkadaşım, çevresi tarafından bağımsızlığına düşkün biri olarak tanınır ve işi dolayısıyla da çok seyahat eder. Fakat aslında Ay burcu Yengeç olduğu için, evine ve ailesine ne kadar düşkün olduğunu az kişi bilir. Sosyal anlamda çok aktif olan İkizler burcu arkadaşım, Ay burcu Balık olduğundan aslında inanılmaz hassas, içe dönük ve sulu göz olabilir. Çevresine sıkıntılarını yansıtmasa bile, duyguları incindiği zaman iyileşmesi zaman alır. Balık burcu olan bir danışanımın, genelde kafası dağınık ve kararsız bir hali vardır. Ama Ay burcu Oğlakta yer aldığı için, aslında hiç beklenmedik biçimde krizler esnasında soğukkanlı davranan ve problem çözen biridir.

Bunu Yazdır